”Ayağın kayarsa bir kez
kesilecektir.
Elin götürürse seni
bir başka yola
çürüyecektir.
Ayırırsan yaşamını benden
öleceksin
yaşarken bile.
Geçip gideceksin ölü ya da gölge.
Yürürken bensiz yeryüzünde.”
- Pablo Neruda
Ben hiç unutmadım. kendimde o kadar büyük bir cesareti bulamadım çünkü. unutmak gerçekten çok ciddi bir olay. iyisiyle kötüsüyle bir anı ya da bir kişiyi unutmak.. şaka mısınız?!
 Ben hiç unutamadım ama unutamadıklarım aslında hep unutmak istediklerimdi. böyle bir cesarete sahip olabilseydim, unutabilseydim istediğim anda birini ya da bir anıyı kendi cennetimi bulamazdım. bence cennet insanın en mutlu olduğu anda en mutlu olduğu kişiyle olduğu bir yer, kişisel ve tek. sana özel senin seçtiğin bir ortamda hiç bitmesin dediğin zamanların içine hapsolduğun ve ruhunun tatmin olduğu bir yer. eğer en mutlu olduğum, unutamadığım anlardan oluşacaksa ve buna ben karar vereceksem tüm anılarımı hatırlamak isterim.
….
..
.
 Aslında eylem olarak değil belki ama kavram olarak unutmaktan hoşlanmıyorum. çünkü insanların 'unutmak' kavramının hakkını verdiklerini düşünmüyorum. bende bu yüzden hiç kimseyi unuttum diyemiyorum. unuttum dersem başta Cem Adrian şarkılarına sonra O’nun nice güzel sözlerine  haksızlık etmiş olurum.  Ne zaman unutmayı denemek istesem o dönemde karşıma tekrar çıkıyor ve ben tekrar vazgeçiyorum unutmaktan.

Unutanlar çok mu mutlu? Hayır bence bomboş, bok gibiler. Bıraksalar duygularını, anılarını hatırlasalar mutlu olacaklar. O zamanları, sevdikleri günleri unuturlarsa bomboş kalacaklar. Bence saçma, çok saçma bence. Ben ne güzel seviyordum. Gitti hala seviyorum, severken mutluydum ben, hatırlıyorum hala mutluyum..  “Unutmak dünyadaki en üzücü şey..”

..
.
Kimseye ‘unut abi artık sende’ diyemedim. İstemedikten sonra karşıdaki unutamaz ki. Ben nerden bileyim neler yaşadı, neler söyledi. Ben nerden bileyim canını yakıp gittiğinde hissettiklerini. Ben nerden bileyim her şarkıda aklına geldiğini, boğazındaki yumruğu, göğsündeki acıyı. Ben bilemiyorum sen de bilemezsin. Kimse bana ‘unut’ demesin. Kimse birbirine unut demesin.

en çokta bazı şeylerin bu kadar çabuk bitebildiği bir dünyada en ufak bir pürüzde insanların ‘unutmak’ kavramını kullanmasını sevemedim.  Bu yüzden en pürüzlü zamanlarımı en çok hatırlarım.
ve hayatımda hep mutlu anılar olsa ben sıkılırım açıkçası. e unutmadık diye hiç nefret etmedik mi? çook.. ama insanoğlu bi garip yahu ben en çok, nefret ettiklerimi unutmak istemedim mesela.

bana ‘unut’ dediler bende zihnimdeki her şeyi yazdım. Konuşunca anlatamıyorum kendimi ya da insanlar sadece bildikleri şeyi anlıyor. Ben unutmayı bilmiyorum. ve kimse de beni unutmasın istiyorum. sanıyorum ki en büyük problemim de bu.

aa bi de şey var tabi.. çok fazla özlemeyin. özleyince unutamıyorsunuz çünkü ehe. mesela illa bir şey unutayım ben yöea diyorsanız da özlemeyi unutun. haydi rastgele bro
.

yar dediğin zalim, yüreği kürekler. ah bu şarkının ak ben


Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer! 
mesela ben hep şeyi çok sevmişimdir: acı çektiren kadınları. bana hep cazip gelmiştir oğlum. çünkü şey ehe hep götüne giren taraf ben oluyorum da bu aralar. sıkıldım yani
"Bugün mabedimize vedanın üstünden tam bir yıl geçti! 11/01/2011

Şimdi gitsek Arena'ya otursak Pegasus'ta ve gözlerimizi kapatsak...
Chelsea maçında 5-0 olduktan sonra yankılanan 'Sen şampiyon olmasan da' tezahüratımız kulaklarımızda çınlanır mı? R.Madrid'e 3. golü koyduktan sonra bilmem kaç sıra aşağı uçtuğumuz görüntüler gözümüzde canlanır mı? Ya da Fenerbahçe maçındaki yakılan 3000 meşalenin kokusunu hissedebilirmiyiz? Peki o 16 dakikayı düşünsek, kalbimiz o gün ki gibi çarpar mı?
Çok özlüyoruz Ali Sami Yen, Mecidiyeköy'den geçerken sol tarafa bakamıyoruz."

#AliSamiYenSonsuzaKadar
Seni ne zaman uyurken hayal etsem, affediyorum. Cemal Süreya 

sevilmeyi, çok sevilmeyi istiyorsun ama seni sevenleri itip kendinden uzaklaştırıyorsun. asıl önemli olan senin sevmen çünkü.
İnci Aral
“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”

Sabahattin Ali  Kürk Mantolu Madonna
Bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.
Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor.
— Turgut Uyar.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2009 advertise yourself All rights reserved.
Converted To Blogger Template by Anshul Theme By- WooThemes